Hatırladıkça sevindiren cinsten

Sene 2015 sonları Çanakkale de 18 mart üniversitesinin o essiz Deniz manzaralı ve ici kitap dolu harika kütüphanesinin artık abonesi olmuş sayılan ben, gecenin saat üçünde bi kahve molası vermek bi de sigara yakmak icin kapısına çıktığım andır. 
Kahvemi yarılamış sigaradan henüz bi yudum çekmiştim ki yerimde duramadım. Yuruyesim geldi volta misali. Hava esintiliydi. Bende başladım yürümeye az ötede bi kız bi erkek duruyorlar. Bişeyler konuşuyorlar sanirim dikkatimi çekti nedense. Sonra erkek çıkardı tabakasını sarılı tütünden bi tanesini yaktı. Kız durdu söyle kaldırdı basını yukarı. İyice bakındı. Sonra eğdi basını öne. Gözlerini kapatıp bir Türkü mırıldanmaya basladi. 
Sesinin ve makamının umurumda olmadığı gün gibi aklımda. Direk yaklaştım. Dinlediğim en guzel ezgiye kulak kabartır gibi dinledim. 
Sahiden cok guzel bir sesi vardı. Dayanamadım yabancılıktan doğan mesafeyi bi kenara bırakıp tam yanlarına yaklaştım. Kız bitirdi turkuyu. Ben de çıkardım bi sigara daha yaktım. 
Selam vermeden ağzına sağlık demeden baktım yüzüne, bi yudum daha çektim içime. Ve hadi bi tane daha söyle dedim. 
Sanki ahbabım mis gibi. O da içten gülümsedi. Yanındaki arkadas ta tekrar açtı tabakayı o da yaktı. 
Ses etmedi kız yine eğdi basını bi daha yumdu tekrar gözünü. Ve bi daha söyledi. 
Dediğim gibi makamın ve Türk'ünün önemi yoktu. Ama ses cok iyiydi. Hele o köy turkusu beni benden aldı.
Ne mi oldu sonra tanıştık konuştuk muhabbet ettik içim ısındı ikisine de. Hic sorgusuz sualsiz arkadas oldum. Guzel insanlardı. Turkusu siiri olan insan kotu olmaz degil mi? 
Hem ne demiş Bedri Rahmi : şairim zifiri karanlıkta gelse şiirin hası ayak seslerinden tanırım. Nerde bir koy turkusu duysam, şairliğimden utanırım. 
Hala konuşurum onlarla iyi dostlardır. 
Burdan selam olsun. Şiire turkuye dostluğa. Selam olsun geceye... ✋🏻

Yorumlar

Popüler Yayınlar