Beş yaşında ki aşkla

Küçüklüğüm geldi aklıma birden. O zamanlar şehrin nüfusu simdikinin üçte biri kadar ancak vardi. Beş yaşlarında olmam gerekiyor sanirim. Dünya mahallemden ibaretti,annemle nadiren gittiğimiz akraba ziyaretleri sayilmazsa Başka bi hayat görmüşlüğüm yoktu. Hem TV radyo falan bilmezdim dedim ya küçüktüm daha. Annemin elini tutmadan bahçeden dışarı çıktığım da yoktu belki. O sıralar hayat bambaşkaydı. Küçücük hayal dünyamda, varligiyla mutlu olduğum karakterlerim vardı. Sonra bahçesinde top oynadığım topragiyla oynadığım tavuk kovaladigim zamanlarım.
  Hayal meyal hatırlarım. Üstümde sarıya çalan bir tişört ve ellerimde avucumun kavrayabileceginden büyük bir parça salçalı tandır ekmeği. Altımda ne bi elbise ayağımda bit ayakkabı olmaksızın dolanirdim. O zamanlar mutluluğun adı buydu ayaklarıma batan dikenler canımı acıtirdi elbet ama kan gormeyene kadar ağlamazdım. Sonra avazım çıktığı kadar bağırır annemin balkona çıkmasını görene kadar susmazdim. Çocuktum küçük acemi ve mutluydum. Tavuklarla arkadaşlık eder peşlerinden ayrılmazdim. Öyle hiç oyuncağım da olmadı benim. Balkon terliğini araba diye sürer çamaşır mandallariyla hayalimin en üretken oyuncaklarını tasarladım. O zamanlar sevda nedir bilmezdim.
  Sonradan ogrendim işte. Büyüdükçe acıyla tanışınca mutsuzluğu öğrenince farkettim. Sevmek çocukluğunu arkada bırakmış insanlara tanrının bir lutfuydu. 23 yaşındaki bi adama beş yaşındaki yaramazliklari yaptıracak güce ve o zamanki huzura  kavusturacak kudrete sahipti.
O zamanları hatırlarım mahallemin bir başka köşesinde benim gibi büyüyen ama bir türlü tanışmadığım platonik sevdalara uzanirim. Adı Zeynep'i Belki Belki fatma. Ne bileyim işte bilemedim o yaşta.
Şimdilerde canımı yakacak beni mutlu edecek içimi burkacak huzurumu kacirakacak o kadar çok şey yapıyorum ki. Bazen beş yaşındaki o çocuk oluyorum bazen hiç yaşamadığım 30 lu yaşlarım.
Derler ki aşk; birine seni yok etme gücünü verip, Bunu kullanmayacagi konusunda ona güvenmektir.
Biz hep birilerine bizi yok etme gücü verdik yada birilerini yok ettik sildik.

Acemi düşler kurduk ama hiç bir düş ömrümüze denk düşmedi.
Alıp başımızı gittik gittiğimiz yeri de kirlettik. Ya sevmeyi basaramadik. Yada sevmeye fırsat bulmadik.
   Neyse birinci çocuk sahisli konuşmalar bi tarafa, Ben çocukluğumu özledim. O masum zamanları yada kim bilir. Çocukluğumu yaşatan sevdalari.
Ömrümüzden sevda eksik olmasın. Hep çocuk kalın. Nice güzel yarınlara.
   Sevda ile ...


Yorumlar

Popüler Yayınlar